26Nisan

Sinemadaki kiralık 3D gözlükler

Zamanıda Sanctrum isimli filme gitmiştik. Xpand 3d için AFM Fitaş Beyoğlu sinemasını seçtik. O dandik gözlükler için 2 şer lira kira aldılar. Kiralık gözlük sisteminide nasıl uydurdular çok merak ediyorum. Ayrıca pekde işe yaramayan bu gözlüklere verilen ekstra paraya yazık değil mi ? Üstelik çizik çizik defalarca kullanılmış gözlüklerdi.

Tam bir rezil durum. Herhalde bu durum sadece bize özeldir.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: nedirbu


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Işıl Club Milta Bodrum 2010 tatili

Kesinlikle çiftler veya balayı için uygun bir otel değil. 2010 haziran ayında misafir olduk ve bizim dönemimizde %10 u türk, %90 ı fransız, italyan yabancı turistler vardı. Bu otel cocuklu ailelerin daha çok tercih ettiği bir otel ama otelin bunun için özel bir gayretinin olduğunu sanmıyorum. Oda dizaynı çok saçma,klima sistemi rezil, temizlik kötü ve alanı çok kısıtlı. Bir daha önünden bile geçmem. Bu kadar parayı değil yarısını bile haketmiyor. Nasıl bir fiyatlandırma yapmışlar anlamış değilim.

Wc nin kapısı sürme cam bir örtü diyebiliriz. Çok saçma bir sistem. Kesinlikle yabancılar düşünülerek dizayn edilmiş. Klima, hemen yatağın üzerinde kocaman ve gürültülü bir kutu. Alt tarafınıda kağıt bantla 5-6 sıra halinde bantlamışlar. Her sabah , her yerimiz tutularak uyandık. Tv de aşkı memnu ve ezelin final bölümleri vardı. Malesef kesik kesik görüntü yüzünden izleyemedik.

 

 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Chp nin bir dengesizliği daha

22 Nisan Cuma günü tam cuma namazı vaktinde, CHP Genel başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU basın açıklamasıyla seçim beyannamelerini televizyondan canlı yayınla duyurdular. İçeriğiyle ilgili bir şey söylemeyeceğim. Ama açıklama saati tam bir iletişim skandalı!
Eğer benimle çalışan organizasyon; asistan, sekretarya böyle bir planlamayla gelirlerse derhal işlerine son veririm. Bu planlama ya prestij kaybımıza yol açma için bilinçli bir tuzaktır -ki o zaman bu çalışanların yanımda yerleri kalmamıştır. Ya da çalıştığımız ekibin fizibilite çalışmalarında asıl unsur olan “halk” ve” halkla iletişimde isabet” ayağı ihmal edilip skandala sebebiyet verdikleri için beraber çalışmamızın bir anlamı kalmamıştır. Şayet bana bu skandal etkinliği yaptırıldıktan sonra fark etmiş isem kendim de hizmet verdiğimiz alandan habersiz bir ekiple çalıştığım için kamuoyundan özür diler gerekeni yapardım.

Ciddi bir siyasi organizasyon olduğuna inandığımız CHP’nin “Halk” ayağının ne kadar kopuk olduğunu açık ve net bir şekilde görüyoruz. Siz kalkar “tarihinizin en önemli seçimi” dediğiniz seçim beyannamenizi halkın büyük bir kısmının televizyonlarının karşısında olamayacağı bir saate açıklarsanız ya “ciddiyetsiz” olduğunuz ya da “halk”tan kastınızın 73 milyon değil sizin halkınızın“beyaz Türkler” olduğu sonucuna varılır.

Bunda kasıt varsa, yani bizi izleyenler bellidir “ehl-i Cuma”nın izlemesine gerek yoktur diyorsanız tutarlısınız. Zira CHP öteden beri bu büyük kitleyi hesaba katmamıştır. Yok, eğer kasıt yoksa o zaman hakikaten bir “iletişim skandalı” olmuştur telafisini de bilmiyorum. Kanaatim o dur ki bu açıklamanın vahameti Kemal beyin 12 Eylül Anayasa oylamasında oy kullanamamasından daha büyüktür.
Gerçekten de CHP’lilerin bunu nasıl açıklayacaklarını merak etmiyorum. Çünkü tam da bildiğim bir CHP klasiği.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: fosetti666


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Kemal Kılıçdaroğlunun başbakana küfürü

Siyasette üslup iyice bozuldu. Kişisel hesaplaşmalar çoğaldı, ağır hakaretlere varan bir dil kullanılır oldu. Siyasetçiler birbirlerini dilleriyle dövüyor, tansiyon yükseliyor.

Gerilim dozu yüksek söylemleri de severiz. Ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu kantarın topunuzu kaçırdı bugün. Başbakan Erdoğan’ın Mersin’de bir çiftçiye ’’Ananı da al git’’ demesi tam 5 yıldır eleştiri konusu olurken, beteri Kılıçdaroğlu’nun ağzından çıktı.
Malum ”Aaaa…aa…Ana…” dil sürçmesi denilse, telafi amacıyla yaptığı ’’Başbakanın bana yönelik haksız eleştirilerine karşı şöyle bir ifade kullanmak istedim aslında; herkes daha dikkatli olmalı, yağını denk almalı sözcüğünü kullanmak istedim, orada kestim. Bunu daha farklı bir şekilde yorumlamalara yanlış’’ açıklaması  yapılsa da amaç belliydi.
 Amaç; bilerek ve isteyerek küfür etmiş izlenimi bırakmaktı. Kendisini dinleyen kalabalığın ve hemen arkasında ayakta duran kurmaylarının gülüşmelerinden de anlaşıldığı üzere, Kılıçdaroğlu amacına ulaştı. Zaten ’’Gerisini söylemeyeyim’’ demesinin başka bir açıklaması da olamazdı.
Yanlış olan yorumlar değil, Kılıçdaroğlu’nun yaptığıdır. Siyasetin geldiği nokta bellidir. Sıksık AKP’yi üslup sorunundan ötürü eleştiren CHP’nin oku da düz değildir artık. ’’Ulan’’ kelimesiyle başlayan hitapları duyup da kulaklarımıza inanamadığımız günler nasıl geride kaldıysa, buna da alışırız artık. Ama herkes bilmeli kimin ne mal olduğunu, gördüğüne değil, gerçeklere inanmalı.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: kemalli


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Sınav sistemini mahvettiler

Bu kadar basit işleri nasıl bu hale sokarlar, inanılır gibi değil. ÖSYM bu yıl rekor kırdı. Gerekçesi ne olursa olsun… İster talihsizlikler art arda gelsin… İster komplo teorileri üretilsin, sonuca baktığınızda tam anlamıyla bir felaketle karşı karşıyayız. YGS?de (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı) olduğu gibi pazar günkü ALES?de de (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı) skandal yaşandı. Bütün bunları muhalif basın uydurmuyor. Kendileri de açıkça kabul ediyorlar. Zavallı öğrenciler ne yapsın? Yıl boyunca çalışıp hazırlandılar ve bir türlü doğru dürüst sınava giremiyorlar.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: mehmet


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Akp, Chp seçim bildirileri

Ben bunları hiç anlamıyorum gerçekten. AKP’nin seçim beyannamesini eleştirmiş ve 2023 yılında 2 trilyon dolar ile dünyanın en büyük ekonomisi olma hedefini gerçekçi bulmamıştım. Ama bu sırada henüz CHP’nin eli 2.6 trilyon dolara çıkartan hedefini duymamıştım. AKP’ye göre şimdi 10 bin dolar olan kişi başı gelir bundan 12 yıl sonra 2.5 kat artarak 25 bin dolara, CHP’ye göre ise 3.5 kat artarak 35 bin dolara çıkıyor. Acaba diyorum ben de 45 bin dolar diye bir hedef koysam, “10 da yetmez 7 olsun, 12 yıl içinde, G7 üyesi Türkiye” desem ne olur? Dünya üzerinde sözüne kulak verilen biri olmaktan çıkarım herhalde. Ama yerli malı fikir piyasasında, samimi bir heyecanla ülkenin geleceğini düşünen, vizyon sahibi bir ekonomist olarak görülürüm belli ki!

Bu kurumsal yapıyla bu hedeflere yönelmek nasıl düşünülebilir, hiç anlamıyorum.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: ümit


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Yalanlar Üstüne – Body Of Lies (2008)

Filmi bugün izledim. Amerika’yı övmekten başka bir şey yapmıyorlar film boyunca! Tamam senaryo gayet iyiydi, hatta akıcılığı yüzünden 2 kez bile seyrettirir kendini. Özellikle Leonardo’nun performansı bir harikaydı, fakat dediğim gibi Amerika’yı övüyor sadece. Son zamanlarda ne kadar çok bu tarz filmler yapıyorlar . Acaba bir politikalarımı var.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: eyupsultan


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
26Nisan

Bayrampaşa ben fazla kalamayacağım

Filmi dün izledim. Çok beğendiğimi söyleyemem. Oyuncuların mahkumlardan oluşması, sosyal sorumluluk, hukuk sistemindeki büyük açıkları anlatması vs. gibi durumlar puanımı nispeten yüksek tutmama neden oldu.Zira olaylar çok klişe işlenmiş sizi şaşırtacak pek bir ayrıntı yok. Ayrıca Vural ÇELİK’in oyunculuğunu hiç beğenmedim.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: kiremit


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
23Nisan

AKP, facebook uda Silivriye gönderir mi

YGS sınavına şaibe bulaştı. Üstelik ortada bir beceriksizlik olduğu da en resmi ağızlardan itiraf edildi. Sonrasında da bazı liseli gençler durumdan rahatsızlıklarını göstermek ve durumu protesto etmek için yürüyüş düzenlediler. Vay sen misin düzenleyen! Medyanın bir bölümü bu liseli eylemlerini Ergenekon’a bağlayacaklar ama 17 yaşındaki çocuklara bile ‘Ergenekoncu’ demeye çekindikleri için ‘gizli bir el’in bütün bu öğrencileri yönlendirdiğini iddia ediyorlar. Bu ‘gizli el’ olarak TKP’yi göstereni de var, Ergenekoncu diyeni de… Durun, liselileri sokağa döken gizli eli açıklayayım. O gizli elin adı Facebook. Türkiye’de 26 milyon üyesi olan bir sosyal paylaşım ağı. İsteyen herkesin bedava girip, birbiriyle konuştuğu, tartıştığı, örgütlendiği modern dünyanın yeni gerçeği. Hükümete karşı olan herkesin ve her eylemin Ergenekoncu ilan edildiği yeni Türkiye’de yakın bir zamanda malum ‘gizli el’ Facebook da kendini Silivri Cezaevi’nde bulur mu bulur.

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: Cahit


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi:
23Nisan

Kemal Kılıçdaroğlu parayı nereden bulacak

Dilin kemiği yok, demode ama doğru bir ifade…Kemiği yani kendisini kısıtlayacak bir öğe olmadığı için, dil her şeyi söyleyebilir.Kemal Kılıçdaroğlu‘nun dün açıkladığı CHP Seçim Bildirgesi, “dilin kemiği yok” deyiminin, siyasette vücut bulmuş şekli…CHP kurmayları sanki büyük bir masanın çevresine oturmuş ve “Onu yaz, bunu yaz, unutmadan şunu da ekle” tarzı bir sallama fırtınasıyla Bildirge’yi kaleme almışlar.


 

Bizim gençliğimizde Anlat, anlat, heyecanlı oluyor” şeklinde bir laf vardı.Yukarıda sıraladığımı vaatler de öyle… Tam bir “ekmek elden su gölden” durumu, insanı heyecanlandırıyor! Örneğin Aile Sigortası: İlk anda kulağa ne güzel geliyor değil mi? Halbuki ekonomiye ve çalışma hayatına vurulacak ağır bir darbeye, “şık” bir isim vermekten başka bir şey değil.Bu dönem asgari ücret alan bir kişinin eline ayda net 630 lira geçiyor.Eğer aile sigortası adı altında, insanlara ayda 600 lira havadan para verirseniz…Milyonlarca insanın çalışmasına gerek kalmaz. “Çalışmayın, evinizde oturun” demekten başka bir şey değil bu…* Aile Sigortasından başka, üniversite harçlarının kaldırılmasından, çeşitli kesimlere ekstra yardımlar yapılmasına (Yeşil Kart, vs.), uygulanacak olan program, devlet harcamalarının devasa miktarda artırılması anlamına geliyor.Neden olmasın? Çok kazanalım, çok harcayalım.O halde belli bir bütçe dengesinin sağlanabilmesi için vergilerin artırılması, hem de ciddi miktarda artırılması şart.

Ama bir dakika!CHP aynı zamanda vergilerde de indirim yapacağını söylüyor.Yani devlet, kazandığından daha fazla harcayacak.Nasıl? Herhalde dış borç alarak…Ama yoo! CHP dış borçlanmaya da karşı çıkıyor.Peki, bu çelişki nasıl çözülecek?Devlet az gelirle, çok harcamayı nasıl yapacak?Kılıçdaroğlu’na sorduğunuzda, “Benim adım Kemal, gereken kaynağı ben bulurum” diyor ya…İşte Kemal Beyin herkesten gözlediği o kaynağın adresini veriyorum:Dikilitaş Mahallesi, Yenidoğan Sok. No: 55, Beşiktaş, İstanbul. Neresi mi bu?Para matbaası.Yani ‘Darphane’.CHP Hükümeti, Darphane’yi sabah akşam çalıştırarak, devasa bütçe açığını yamayacak. Peki sonuç?Kemal Bey bizi geleceğe döndürecek:Enflasyon yüzde 100‘ün üstüne çıkacak. Kısa sürede paramız yine “zenginleşerek” altı sıfırlı hale gelecek.Güzel günler göreceğiz çocuklar!

Eleştiri sahibi misafir Yazarımız: Emrah


Edit your submission
 
Eleştirmen beğenisi: